Dünyanın Yerlisi
 

‘Aaaa, Esenler’de Mi Oturuyorsun?’ Paradoksu

Geçen bir arkadaş ile tanıştım. Daha doğrusu önce Instagram üzerinden tanıştım. Eğitimlerden dolayı duymuş sağ olsun, tanışmak istediğini belirtti.

Buluşacağımız bir günü ayarladıktan sonra orta yerde buluşma adına nerede oturduğunu sordum, söylemeyi reddetti. Dedim ki herhalde ‘boşver dışarıyı, senin eve gidelim’ diyeceğimden şüphelendi, bu yüzden söylemedi nerede oturduğunu.

Buluştuğumuzda bunun şakasını yaptığımda ‘hayır onunla alakası yok, kaldığım yer Esenler’de, sadece bunu söylemeye utanıyorum’ dedi.

Bunu söylediğini hem biraz şaşırmıştım hem biraz gülmüştüm hem de biraz anlayışla karşılamıştım. Benim şaka ile karışık ‘aaa öyle deme, ben de Esenler’de oturuyorum’ demem ile kız da şaşırmış ve rahatlamıştı.

Sonra bunun üstüne biraz düşündüm. Bir insan Esenler’de (ya da X yerde, farketmez) oturduğundan niye utanabilir?

Muhafazakar bir yer olduğu için mi?

Uzak olduğu için mi?

Tehlikeli bir yer olduğu için mi?

Açıkçası Esenler genel olarak muhafazakar kitlenin oturduğu bir yer olsa da, dövmeli kızları da, içen öğrencileri de gördüğüm bir yer.

Uzak sanılsa da taksime metro ile 30 dakikada ulaşabileceğiniz bir yer.

Tehlikeli argümanına ise karşın ise, benim oturduğum Davutpaşa Mahallesi’nin son derece güvenli olduğunu söyleyebilirim. Belki bazı köşe noktaları tehlikeli olabilir, tıpkı Taksim-Tarlabaşı, Levent-Gültepe gibi.

Fakat bu önyargıları anladığımı da söylemeliyim. Açıkçası ben de geçen sene Beşiktaş’taki evimden buraya taşınmadan önce içimde benzer endişeler vardı. Geldikten kısa bir süre sonra bu endişelerin hepsinin yersiz olduğunu anlayana kadar.

Hayatımdaki en iyi komşuluk ilişkilerim burada mesela. Ne zaman bir yolculuğa çıksam üst komşum Coşkun ve ailesi ‘gık’ demeden her akşam gelip kedime mamasını verir. Arada bir arayıp hatırımı sorarlar. Bazen çocukları ile sinemaya ya da playstation oynamaya gideriz.

Berberim Yener burada, sık sık yemek yediğim tabldotçum burada.

Hayatımda en çok güvendiğim insanlardan, aile dostumuz olan Metin Abi ve ailesi burada.

Tamam Beşiktaş’ın hipster kafeleri ya da güzel barları burada yok, ama burada da yaşlıların muhabbet ettiği kahvehane var, gençleri oturduğu nargile kafeler var.

Bu makalenin amacı Esenler semtinin promosyonunu yapmak değil. Bu makalenin amacı daha önyargının en temelden başladığını anlatmak.

En önemli gezginlerin bile ‘Esenler mi, ıyyy’ dediğini duyduktan sonra anladım ki, bu önyargılar hücrelerimize kadar işlemiş.

Ama bu önyargıları kırmak çok kolay aslında. Bir gün çok korktuğunuz Bağcılara gidin, oturup bir çay için gelin. İnsanların çok da korkunç olmadığını anlayacaksınız.

Korkunç insanların yaşadığını sandığımız ‘korkunç Esenler’ önyargımız olduğu sürece, hep şikâyet ettiğimiz anlaşmazlık, kutuplaşma ve kavgalar da bitmeyecektir.

Bu tabii ki iki taraflı bir sorun, her iki taraf da önyargılarından dolayı birbirlerini aşağılama, suçlama ve yok sayma psikolojisine giriyor. Ben sadece diğer taraftan biri olarak evimin olduğu taraftaki insanları daha iyi anlama fırsatını buldum ve naçizane bunu paylaştım.

Yani siz siz olun, bir gün mutlaka Esenler’e gelin. Sonuçta koskoca Esencılıs😊

Geldiğinizde haber verin, çaya da beklerim (ya da biraya, tekel hemen yanda).

 

Yorum yok

YORUM BIRAKIN