Dünyanın Yerlisi
 

Aguastcalientes, Meksika – Arkadaşımın Arkadaşı Benim De Arkadaşımdır

San Luis Potosi’den Aguascalientes’e 2 saatlik kısa bir mesafe vardı. Otobüs terminaline gidip genelde logosunu gördüğüm firmalardan biri olan ‘’Transpais’’e gidip Aguascalientes’e ilk otobüslerini sordum. Oraya seferleri olmadıklarını söyleyip, yan kontuardaki firmaya yönlendirdiler. Hangi firma bile olduğuna bakmadan biletimi alıp 15 dakika sonra kalkacak olan otobüse geçtim. Daha önce bazı firmaların otobüslerinin bir yerden diğerine giderken çok sık durduklarını ve kasabalara girdiklerini söylemişlerdi. Bu firma da onlardan biriydi. Uzun lafın kısası, 2 saatlik yol 4 saat sürmüştü.

Neyse ki, bilgisayarım, telefonum ve kitaplarımla yolculuklarda kendimi güzelce oyalayabiliyordum. Tabii her zaman oyalamayıp, bazen sadece camdan bakıp manzarayı seyredip, düşüncelere dalmayı da seviyordum.

4 saatlik yolculuğumdan sonra akşam saatlerinde Aguascalientes’e vardım. Burada, evinde kalacağım kişi Couchsurfing’den bulduğum biri değildi, çünkü bir arkadaşımın Meksikalı bir arkadaşı burada yaşıyordu. Hostum Edgar sağ olsun, otobüs terminaline kadar gelip beni aldı (hatta otobüsün 2 saat süreceğini tahmin ederek normal zamanında gelip, sonra tekrar eve dönüp tekrar geldi).

Devletin coğrafya biriminde memur olarak çalışan Edgar, tipik bir memurdan çok daha fazlasıydı. Evinde tarantula yetiştiren, profesyonel müzisyen olan ve olabildiğince gezen Edgar ile ilk akşam, 3 arkadaşının da bize eşlik etmesiyle bir bara gidip bir şeyler yedik ve içtik. 4 Meksikalı ve benim yarı İspanyolca, yarı İngilizce sohbeti esnasında Edgar’ın önerdiği bir tekilayı da denedik (Tequila Blanco).

Bir sonraki gün Edgar’ın evinden şehir merkezine 30 dakika yürüyüp, yine her gittiğim şehirde yaptığım rastgele yürüyüşlerimi gerçekleştirdim. Güzel bir kafede oturup öğle yemeği yedim, belediye binasının duvarlarındaki harika çizimleri inceledim, şehir meydanındaki bir parkta oturup etrafı izledim, ‘’Ölüler Müzesini’’ ziyaret ettim…

Aguascalientes San Luis Potosi’ye benzeyen bir şehirdi, sadece daha küçüktü. Ama mimarisiyle ve estetiğiyle San Luis Potosi kadar güzeldi.

17:00 gibi eve dönüp Edgar’ın da işten dönmesiyle tekrar bir araya geldik. Biraz sohbet ettikten sonra dün bahsettiği evindeki müzik odasına gidip birlikte bir şeyler çalmayı önerdi (bir gün önce kendisi gitarist olduğunu, ben de davul çalmaya başladığımı söylemiştim). Yaklaşık 1 saat boyunca Edgar’ın söz ve bestesini yazdığı şarkılarla müzik yaptık (ben de olan davul bilgimle melodiye ayak uyduruyordum). Sonrasında bu sefer evinde bulunan farklı bir tekilayı bana denettikten sonra akşam yemeği için başka bir yere geçtik.

Burada Edgar ile hoş sohbetin dışında, Meksika’nın geleneksel müziklerini çalan Mariachi gruplarından biri gelip, bizim için çalmalarını isteyip istemeyeceğimizi sordu (bizim meyhanelerdeki müzisyenler gibi düşünün). Biz pas geçsek de, yanımızdaki iki masa Mariachi grubuna müzikler çaldırdı. Gitar, trompet ve bilimum enstrümanın olduğu bu müzik ziyafetini birinci gözden izlemek çok keyiflidi. Daha da keyiflisi, Meksika’lıların bu şarkılara, bizim meyhanelerimizdeki şarkılara eşlik ettiğimiz gibi, tutkuyla eşlik etmesiydi.

Meksika yemekleri, Meksika müziği ve bol bol sohbetli gecenin sonuna Edgar’ın ısrarıyla, Meksika’da sevilen kızarmış çekirgelerden dolu bir tabak geldi önümüze. İlk başta alışık olmadığımız bir şey olduğu için tuhaf gelse de, benim kadar seyahat ettiğinizde her şeyi denemeye açık oluyorsunuz. Açıkçası denedikten sonra hoşuma da giden çekirgelerin yarısını yedim. Yeni bir tecrübe daha edindikten sonra eve döndük ve biraz daha sohbet edip odalarımıza çekildik. Vedalaşırken Edgar’ın harika misafirperverliğine karşılık onu mutlaka İstanbul’a beklediğimi belirttim.

Bir gün sonrası Edgar işe giderken, ben de sabah derslerimi verip, bavulumu toplayıp, bu küçük ve sevimli şehir Aguascalientes’ten ayrılmak üzere otobüs terminaline yola koyuldum.

Bir sonraki durağım, bu küçük şehirlerin tam tersi olan, Meksika’nın ikinci en büyük şehri Guadalajara’ydı.

 

Yorum yok

YORUM BIRAKIN