Dünyanın Yerlisi
 

Cali, Kolombiya – Keşke Bu Kadar Acele Etmeseydim

Ekvador’dan Kolombiya sınırına geldikten sonra gördüklerim beni dehşete düşürdü. Binlerce Venezuela’lının beklediği sınır karmakarışıktı. Sınırda saatlerce beklemenin, bir süre nereye gitmem gerektiğini anlayamamamın, insanların çaresizlikleri karşısında hiçbir öneminin kalmadığı bir sahne vardı önümde. Günlerdir sınırda bekleyip daha iyi bir yaşam umuduyla Kolombiya’ya geçmeye çalışan Venezuela’lılar ülkelerinin korkunç şartlarından kaçıyorlardı. Bu kaçışta da ne kadar beklerlerse beklesinler, nelere katlanırlarsa katlansınlar, dayanıyorlardı, dayanmak zorundaydı.

Uzun, zor ve yoğun bir sınır deneyiminden sonra, Kolombiya tarafına geçtim. Havanın artık karardığı bu günde, Kolombiya sınırı biraz karışık olsa da, nispeten hızlı bir şekilde geçtikten sonra sınıra yakın İpiales şehrine 30 dakikalık bir yürüyüş gerçekleştirdim. Aslında planım şehirde birkaç saat geçirmekti, Couchsurfing’den biriyle sözleşmiştim bile. Sınır tahmin ettiğimden çok çok daha fazla sürünce akşam otobüsüyle Cali’ye gitmeye karar verdim ve direkt otobüs terminaline gittim (tabii ki çocuğa bunun bilgisini vererek). 8 saatlik bol sallantılı bir yoldan sonra Cali’ye vardım.

Genel olarak çok üşüdüğüm bu yolculukta Ekvador’a doğru hava güzelleşmeye başlamıştı. Kolombiya’da ise harikaydı. Uzun aradan sonra ilk defa terleyeceğim Cali’de sadece 1 gün geçirdim (gece bile değil). Couchsurfing hostum Nancy öğlen saatlerinde müsait olacağını söylediği için sabah biraz oyalanıp, biraz yürüdüm, biraz kahvaltıda oyalandım. Sonrasında adrese yavaş yavaş gittikten sonra hostumun evine geldim. Nancy ve 3 yaşındaki dünya tatlısı kızı Antonella keyifli evlerinde bir arada yaşıyorlardı. Nancy İngilizce bilmediği için benim yolda öğrendiğim İspanyolcam ile iletişim kurduk. Antonella’nın gerçek kızı olmadığını, onu evlatlık aldığını (Nancy esmer bir kadın iken Antonella kapkara bir kızdı) ve burada güzel bir hayatları olduğundan bahsetti. Biraz dinlendikten sonra pazara gideceklerini, gelmek isteyip istemeyeceğimi sordu. Zevkle katılmak isteyeceğimi belirttim.

İlk başta beni biraz yabancılayan Antonella 15-20 dakika sonra benimle oyun oynuyordu bile. Hakeza pazara da elimi tutarak gidiyordu. Pazarda evleri için birkaç şey aldılar, her zaman gittikleri bir yer olduğu için esnafla sohbet ediyorlardı. Bu manzaraya şahit olduktan sonra seyahatte yerel insanlar ile bir arada olmanın benim için ne kadar özel ve keyifli olduğunu bir kez daha hatırladım. Sanki oradan biri, onlardan biri gibi yürüyordum, sohbet ediyordum. Kesinlikle bir turist değildim.

Eve dönüp, yemek yeyip, Antonella ile oynadıktan sonra Couchsurfing’den bulduğum Angie isimli bir kızla şehirde buluştum. 20 yaşlarında bir öğrenci olan Angie Bogota’da okumasına rağmen, buralı olduğu ve şu an tatilde olduğu için Cali’deydi. Birkaç saat şehrin etrafında yürüyüp bana Cali’yi anlattıktan sonra, bir tepedeki parka gittik. Bu parkta insanlar hep birlikte dans ediyorlardı. Birbirlerini tanımayan insanlar, bir ya da iki kişinin önderliğinde benzer hareketler yapıyorlardı. Burada kişilerin tanımadıkları bir grupta eğlenmelerinin yanı sıra, beni en çok etkileyen kısmı kimsenin kimseye bakmıyor oluşuydu. Yani kimse dans ederken ‘’başkası nasıl dans’’ ediyor diye bakmıyor, kimse kimseyi yargılamıyordu. Herkesin sadece tek bir gayesi vardı. İyi vakit geçirmek. Bu enerjiye dayanamayıp biz de gruba katıldık ve yaklaşık 30 dakika kadar onlarla dans ettik. Bilmediğim şarkılarla, tanımadığım insanlarla dans etmek her zamanki gibi çok keyifli ve çok özgürleştirici bir duyguydu.

Doya doya dans ettikten ve terledikten sonra hem biraz sohbet etmek için hem de dinlenmek için Angie ile güzel bir kafede oturup birer bira içtik. Her yeni tanıştığım ve aynı erdemleri, enerjiyi paylaştığım insanla olduğu gibi Angie ile de hayata dair, sevgiye dair, hayallere dair konuştuk. Sonrasında gece otobüsüme binmeden önce hem bavulumu almak için, hem de biraz daha sohbet etmek için Angie ile vedalaşıp Nancy’lere gittim.

Nancy ile biraz sohbet edebildik, bunun sebebi de Antonella’nın sürekli oyun oynamak istemesiydi. Oyun genelde tek taraflı olup Antonella bana oyuncaklarını tanıtsa da, orada olmak huzur vericiydi. Gitmeme 30 dakika kala Antonella’nın uyku saati gelmişti. Annesi pijamalarını giydirdikten sonra yanıma gelip ‘’Buenas Noches’’, yani ‘’İyi Geceler’’ dedi. Ben de ona yanağımı gösterip ‘’Un beso’’, yani ‘’öpücük’’ dedim. Geldi, koltuğa çıktı ve yanağımdan güzelce öptü. O an sanki kendi kızım beni öpmüş gibi hissettim.

Antonella yattıktan sonra yavaş yavaş ben de yola çıkmaya hazırlandım. Bir sonraki durağım ünlü şehir Medellin olacaktı. 1 gece bile geçirmesem, 12 saate bu kadar şey sığdırdığım için şükür ediyordum ve oldukça duygusal hissediyordum.

Tabii ki güzel Antonella bunda büyük bir rol oynamıştı.

Bir gün öyle bir kızım olması dileğiyle.

Yorum yok

YORUM BIRAKIN