Dünyanın Yerlisi
 

Çanakkale: Anzak Günleri

2004 yılında ‘’İngilizce Dili ve Edebiyatı’’ bölümünü okuduğum Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesinde sınıfımda oturuyordum.

Üst sınıflardan biri sınıfa girdi ve bir anons yaptı.

‘’Arkadaşlar Avustralya konsolosluğu Anzak günleri için çalışacak öğrenciler arıyor, ilgilenenler beni takip edebilir’’.

O gün sınıfta oturduğu yerden kalkıp onun peşinden koşan sadece ben olmuştum.

Bugün 26 Nisan 2018. Anzak günlerindeki 12. Senemdeki çalışmamı bitirmenin verdiği mutluluk (ve yorgunluk) ile Çanakkale’den İstanbul’a dönüyorum.

Benim için hem kişisel, hem profesyonel, hem İngilizce hem de finansal anlamda büyük katkılar sağlayan Anzak günündeki çalışmalarım ile ilgili kısa, genel bir duygu ve fikir paylaşımı yapmak için yazıyorum bu yazıyı.

12 boyunca sene her Nisan ayında devletiyle çalışmama rağmen henüz Avusturalya’ya gitmemiş olmamın ironisini bir kenara bırakırsak, buna rağmen onlarca Avusturalya’lı insanla çalışma, tanışma ve dost olma fırsatım oldu. Ve hepsi bir anonsun peşinden gitmemle başladı.

İlk çalışmam Nisan 2005’te gerçekleşti.

Bilmeyenler ya da detaylı bilgi sahibi olmayanlar için, Anzak Günleri 1. Dünya savaşında Çanakkale çıkartmasında hayatlarını kaybeden Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerini anmak için, Anzak koyuna 25 Nisan şafak zamanı yapılan çıkartma ile aynı tarihte yapılan anma törenidir (Anzac’ın açılımı da ‘’Australian and New Zealand Army Corps’’dur).

Avustralya ve Yeni Zelandalılar için büyük anlam ifade eden bu törene en düşük katılımda bile senede 1000 kişiden fazla gelmektedir. 100. Yıl olan 2015’te ise 12.000 kişi katılım göstermiştir. Bu organizasyona hem Türkiye, hem Yeni Zelanda hem de Avustralya tarafından inanılmaz bütçe ve emek harcanmaktadır.

Anzak günlerinde bizim (öğrencilerin ya da benim gibi eski öğrencilerin) yaptığı çalışma da genelde tercüme, koordinasyon desteği ve lojistik destekten oluşmaktadır.

12 sene içerisinde saha sorumlusundan bakan müsteşarı tercümanlığına, medya sorumluluğundan koordinasyona kadar birçok görev aldığım Anzak günleri hem tanıştığım insanlar, hem edindiğim tecrübeler hem de beynelmilel bir çalışma ortamına adapte olmam açısından hayatımda çok önemli bir yer edindi.

Cedric’inden Mike’ına, Tim’inden, Laura’sına, Cherry’sinden, Sean’ına kadar birçok farklı karakterle çalıştım. Hepsinin çalışma nüansları, tarzları farklı olsa da genelde tek bir ortak yönleri vardı. Hepsi çalışmayı kolay, yapıcı, pozitif insanlardı. Ayrıca inanılmaz titizlerde (hatta bazen pimpirikli denecek kadar).

Ama her sene bir tecrübe, her sene bir anı, her sene bir dost, her sene bir öğrenim oldu benim için.

Bu tecrübe bana tekrar hatırlattı ki, bulunduğumuz yerde de beynelmilel bir insana dönüşebilir, nerede olursak olalım hayalimizin ötesinde şeyler yapabilir ve dünyanın bir ucundaki insanlarla bir araya gelebiliriz.

Bu sebeple hem bu anımı paylaşmak için hem de 12  senedir her Nisan ayımı daha anlamlı hale getiren Anzak Günleri ve benimle paylaşım yapan insanlara teşekkür etmek adına bu yazıyı paylaşıyorum.

Avustralya’lıların da dediği gibi…

‘’Cheers mate’’

Yorum yok

YORUM BIRAKIN