Dünyanın Yerlisi
 

Cusco, Peru – Macchu Picchu’ya 1 Kala

Copacabana’dan bindiğim otobüste hemen yakındaki Peru sınırından geçtik. Sınırdan sonra 10 saatlik bir yolculuğun sonunda Cusco’ya varayacaktım. Hem yolculuğun uzun süreceğinden hem de genel olarak yorgun hissettiğimden ötürü 2 katı para vererek ”lüks” otobüs bileti aldım. Kablosuz internet, yemek ve içecek gibi servisleri olan bu otobüs güzel olsa da, içinde bir tane bile yerli olmadığı ve sanki turistlerin bir tur otobüsü gibi olduğu için bunu yaptığıma pişman oldum. Normal bir otobüs bileti aldığımda yerel insanlarla birlikte, onlar gibi, onların içinde yaptığım yolculuklar çok daha keyifli oluyordu.
Sabah 5 gibi Cusco’ya vardım. Şehire vardığımda daha hava karanlıktı.
Bu şehirde bir ilk gerçekleştirip, tüm Güney Amerika seyahatim boyunca yaptığımın aksine ”Couchsurfing” kullanmayacaktım, bir hostelde kalacaktım. Bunun iki sebebi vardı.
Birincisi Bolivya’daki Salar De Uyuni ”Tuz Gölü” turumda bana katılan Brezilyalı çiftin de o hostelde kalıyor olması, ikincisi de onlarla birlikte ünlü Macchu Picchu’ya gidecek olmamızdı.
Macchu Picchu’ya kendi imkanlarımızla da gitmemiz mümkündü, fakat bu çok zor ve meşakkatli olduğu için, biraz kolaya kaçıp bir turla gitmeye karar verdik.
Hostele vardıktan sonra biraz dinlendikten sonra, hostelin kafesinde Tarık ve Eloise’i gördüm. Komik olan kısım şuydu; Tarık ve Eloise sadece Portekizce biliyordu (Brezilyalılardı). Ben de maalesef Portekizce bilmiyordum. Ama biraz İspanyolca, biraz İngilizce ve biraz Portekizce idare ediyorduk. İletişime de çok açık insanlar oldukları için, iletişim kurmak kolay oluyordu.
Biraz hasret giderdikten ve sohbet ettikten sonra Macchu Picchum planımızı konuştuk. Birkaç tur firmasıyla konuştuktan sonra hostelimizin ayarladığı turda yer bulabildik. Bir gün sonrası sabahı çıkacağımız yoldan, öbür gün gece dönecektik.
Hazır Cusco’dayken, bu güzel (ziyadesiyle turistik olsa da) şehri görmek için genelde yaptığım şeyi yaparak, bir yürüyüş turuna katıldım. Cusco’nun tepesinde başlayan turda rehberimiz bize dağları tepeleri gezdire gezdire şehre doğru indirdi. Güzel Cusco şehir merkezinde biten turumuzdan sonra, şehir merkezindeki Starbucks’lar, McDonalds’lar ve benzerlerin sıyrılarak (seyahatim boyunca böyle bulması kolay yerlerden istifade ediyorum, bir karşıtlığım yok. Sadece şehrin dokusunu bozmak adına böyle yerlerle doldurduklarında üzülüyorum).
Akşamı hostelin sakin kafesinde güzel bir yemek yedikten sonra Tarık ve Eloise ile biraz daha ”sohbet” edip, bir sonraki sabah erken kalkıp Macchu Picchu yoluna gitmeye hazır olmak adına odalaramıza çekildik. Sabah ufak bir kahvaltının akabinde, hostelimize gelen rehber ismimizi söyleyip, bizi bu heyecanlı yola çıkarmak üzere aldı.
Yorum yok

YORUM BIRAKIN