Dünyanın Yerlisi
 

‘Dünyanın Yerlisi’ Gezgin Hikayeleri: Cüneyt’in Hikayesi

Hani diyorum ya çoğu yazımda ‘bu yazar benim için çok değerli, çok önemli’ diye.

Aslında bu bir sıralamaya konulmaz, ama Cüneyt benim için gerçekten çok değerli.

Sahibi olduğum In House Hostel İzmir’e kalmaya gelip, ortağım Tayfun ile tanışan Cüneyt, ortağımın ‘ortağım Perçin de bir gezgin, yeni bir blog açtı kendine, mutlaka tanışmalısınız’ diye yönlendirmesiyle temasa geçtik.

Hani bahsediyorum ya ünlü bir Ordu gezisinden, bir çok gezginle tanıştığım. Bu geziyi organize eden ve beni davet eden kişi Cüneyt Durhan’dı.

Şu an bu kitapta bu kadar değerli gezgin misafirin hikayesi varsa, bu Cüneyt’in sayesindedir.

Karakteri, temiz kalbi ve çalışkanlığıyla sevgi ve saygı duyduğum ‘Gezginin Ayak İzleri’ Cüneyt Durhan’ın hikayesini keyifle okumanız dileğiyle.

‘Gezginin Ayak İzleri’ blog: http://gezgininayakizleri.com/

Facebook sayfası: https://www.facebook.com/gezgininayakizleri/

Instagram: gezgininayakizleri

Ben Cüneyt Durhan, Gezginin Ayak İzleri bloğunun yazarıyım.  11 yıl aralıksız çalışarak hayatımdan bir doyum noktasına ulaştıktan sonra beni heyecanlandıracak bir şeyler yapma arayışı içine girmiştim. Artık hayatımda ki zamandan mutsuzluk duymaya başladığım anda, hayatımı güzelleştirebilecek adımlar atmaya çabalıyordum.  O an kendim için ne yapabilirim derken ilk kez gerçekleştirdiğim yurt dışı yolculuğum, benim hayata bakış açımı değiştirdi. Gezi sırası her şeyden duyduğum keyif, sonrasın da yaklaşık 3 sene önce işimden ayrılarak tam zamanlı olarak seyahat etmeme vesile oldu. Şu an hayatımın her anını dolu dolu yollarda farklı insanlar tanıyarak, farklı kültürler yaşayarak, değişik ülke ve şehirleri görerek yaşıyorum.

“Seyahat etme mikrobu size bir defa bulaştıktan sonra artık tedavisi yoktur. Hayatımın sonuna kadar bu mikropla mutlu bir şekilde yaşayacağımı bilmek çok güzel bir duygu. “ Michael Palin’in bu sözü her zaman bende haklılığını kazanan hayatımı kısaca özetleyen bir durum.

2013 yılının Eylül’ünde ilk yolculuğumu günü birlik Makedonya’nın başkenti Üsküp’ e gerçekleştirdikten sonra  içime işleyen virüs her geçen gün yayılarak beni seyahat bağımlısı haline getirdi. Üsküp’ten İstanbul’a giderken uçakta o kadar çok mutluydum ki. 33 yaşında ilk defa yabancı bir ülkeye adım atmanın, farklı bir kültür görmenin ve o kültüre dokunabilmenin ruhunu yaşamak inanılmaz bir duygu olmuştu benim için. Bu yolculuğumda bana işleyen özgüven duygusu ve seyahate olan heyecanım bugün bir çok ülkeyi keşfetmemde ki  en büyük destek.

Dönüp arkama baktığım da bugüne kadar televizyonlar da dergiler de ya da atlaslarda incelediğim ülkeleri şimdi geziyor olmak inanılmaz büyük bir mutluluk ve kazanç oldu benim için. Bugün bile ilk gün ki heyecan ve aşkla yeni kültürleri tanıyor, şehirleri keşfediyor ve hayatıma çok güzel anılar katıyorum.  Seyahat etmeyi, yeni kültürler tanımayı, şehirleri keşfetmeyi ve en önemlisi tutku ile yolda olmayı seviyorum. Eskiden büyük keyif aldığım yollar şimdi yoldaşım hayata bakışım oldu. Gezip görülecek daha bir çok ülke ve şehir varken, bunun için program yapmak heyecanına ortak olmak benim için artık büyük bir mutluluktu.

Bu yüzden Hepimizin ortak noktası yolda olmak sizi de mutlu ediyor değil mi ? Aslında yola koyulmak çok zor değil yanında bir pasaportun, biraz özgüvenin birazda orada idare edebileceğin kadar para. Sonrası yolların insana kattığı mutluluk, dahasının ne önemi var ki?

Farklı kültürlerin içine girmek, farklı kimliklere ait insanlar tanımak ne  kadar güzel değil mi?

Seyahatlerimde en iyi yol arkadaşımın sırt çantam olduğunu,  tren istasyonlarını, hava alanlarını, otobüs bilet kuyruğunu, hostelleri, kent pazarlarını, müzeleri, farklı kültürlerde ki insanları  bu kadar seveceğim hiç aklıma gelmezdi. Yeri geldi 1.5 gün süren otobüs yolculuğu yaptım, yeri geldi İran’da hiç hijyenik olmayan bir otel odasında uyudum, yeri geldi çoğu insanın yemeye çekineceği noktada sokak lezzetlerini de deneyimledim ama bildiğim bir gerçek vardı mutluydum. İran’da sabah kahvaltısını anlatmaya çalışırken Şiraz’lı bir kadının İngilizce ve Türkçe bilmemesi benim de Farsça bilmemem anlaşmazlık gibi gözükse de sonunda yüz ve el işaretleriyle derdimi anlatabildim 🙂

Sonuçta dilin geçmediği yerde bile karnımı doyurabilmenin keyfi yaşadım. Tebessüm ettirse de her zaman hatırlayabileceğim güzel bir anı olarak hayatımda ki yerini aldı.  Seyahat hep karşıma güllük gülistanlık anlar çıkarmasa da o an dan keyif çıkarmaya çalıştım. Şikayet etmedim, keşke kelimesini hiç kullanmadım, bildiğim tek doğru yaşadığım her anın hayatımda iyi bir anı olacağıydı.

Gittiğim hiçbir ülkede dil din ırk ayrımı yapmadım. Mesela benim için hiçbir ülke kötü değildir, sadece o ülkeden keyif çıkarmamış insan vardır. İşte ben gittiğim her ülkeden keyif duymaya çalıştım. Bilirim ki her ülkenin kendi kültürel değerleri vardır, bunu keşfetmek kimi zaman 3 gün sürer kimi zaman 30 gün. Bu seyahat edenin elindedir.

Seyahat ettiğim sürece hep hayallerimin peşinden koştum, keşke kelimesini hiç kullanmadım. Zamanla gerçekleştirdiğim seyahatlerimin sonucunda hayatımdan ön yargı kalktı, sabır etmeyi, kendime yetebilmeyi öğrendim. Hayata bakış açım genişledi, her şeyden keyif almaya çalışan bir adam oldum. Ben kişiliğim değil ama bakış açımın değişmesi inanılmaz bir değerdi benim için. Geçen süre sonucunda bugün seyahatin bana kattıkları karşısında bugün inanılmaz mutlu ve huzurluyum.

Biliyorum ki artık ayaklarım yollarda olmayı başarabilecek güçte ve kalbim attığı müddetçe yollar da olacak, dünyanın bir köşesinde olacağım.  Sizde imkanınız elverdiği ölçüde yollar ile tanışın.

Yolda olmanın tutkusunu bir ömür yaşamanız  dileğiyle..

Cüneyt Durhan

 

 

 

Yorum yok

YORUM BIRAKIN