Dünyanın Yerlisi
 

‘Dünyanın Yerlisi’ Gezgin Hikayeleri: Gökhan’ın Hikayesi

1 sene önce kendi kendime şunu diyordum:

‘Ya, ben o kadar ülkeye gittim ama ‘gezgin’ olarak bir türlü tanınamadım, bu gezginler neler yapıpta böyle tanınan gezginler oluyorlar. Benim neyim eksik?’

Benim için bir çok şeyi değiştiren Ordu gezisinde ilk gün genelde şöyle geçti:

‘Merhaba, ben Perçin, memnun oldum.’

‘Merhaba, ben bilmemkim, ben de memnun oldum.’

‘Hangi blog?’

‘Gezgin Bilmemne. Seninki?’

‘Dünyanın Yerlisi’

O an herhangi biri gibi tanıştığım gezginin blogunu açınca bir bakıyordum ki 50.000 takipçisi var, arkadaşlarımın 100 tanesi takipçisi.

Sonra kendi kendime dedim ki ‘Vay be, özendiğim gezginler bunlar işte, tam yanımdalar!’

Gökhan’da benim uzun zamandır özendiğim gezginlerden biriymiş meğer. Ordu’da geçirdiğimiz 4 günde, gezginlerin dünya düşüncelerini, ‘gezginlik’ konusundaki çalışmalarını ve planlarını dinledikten, paylaştıktan sonra artık ben de ne yapacağıma dair daha net bir fikir sahibiydim.

Bu yüzden, teşekkürler Gökhan, teşekkürler gezginler:)

Değerli gezgin ‘Yoldaki / Gökhan Keşf-i Alemde’ Gökhan Hepşen de beni kırmadı ve kitabımda hikayesini paylaştı.

‘Yoldaki’ blog: http://www.yoldaki.com/

Facebook sayfası: https://www.facebook.com/yoldakicom/

Instagram: yoldakicom

İşte Gökhan’ın hikayesi:

Seyahat herkes için farklı bir anlam ifade ediyor. Kimi için ülke ve şehir sayılarından ibaret olsa da benim için bundan çok uzakta bir anlama sahip. Gerçekten kaç ülke ya da şehir gezdiğim hakkımda hiçbir fikrim yok ancak bana bir ülke adı söyleyin, eğer gittiklerim arasındaysa saatlerce hakkında konuşabilirim.

Benim için sayıların, mesafelerin, mutlaka görülmesi gereken yerlerin hiçbir önemi yok, olmadı, olmayacak da. Bir şehri, bir ülkeyi güzel yapan şey ne mimarisi ne de turistik imkânlarıdır. O yeri güzel yapan orada bıraktığın anılardır. Ben de gittiğim her yerde bırakılacak anılar arıyorum. Yeri geliyor bir yerde saatlerce, günlerce çakılı kalıyor ve hareket etmiyor, sadece kendi kendimle baş başa kalıp hayatımı, kararlarımı, geleceğimi düşünüyorum. Nereden gelip nereye gittiğime dair kendi çapımda analizler yapıp kendimi daha iyi tanıyorum. Bu süreçte kendim hakkımda ne kadar çok bilmediğim şeyler varmış inanamazsınız.

Çocukluğumdan beri sürekli seyahat hayali peşinde koşan bir adamın neredeyse 20 yıldan fazla süren ıstırabı artık bir son buldu ve 2014 yılından beri sürekli hayalini kurduğum yaşamı yaşıyorum. İşte bu duygu var ya, dünyada hiçbir şeye değişilmeyecek kadar güzel bir duygu. Hayalini gerçekleştirmek… Ama öyle böyle bir hayal değil, yaşama hayalini gerçekleştirmek bu. Araba ya da bilgisayar almak, bir ülkeye gitmek, çok sevdiğiniz bir aktörle/şarkıcıyla tanışmak gibi geçici bir şey değil bu. Tüm hayatınızın, aldığınız her nefesin, attığınız her adımın, tanıştığınız her yabancının, tattığınız her yemeğin apayrı bir anlamı ve hatırası olması. Ve artık yaşamak istemediğiniz anların, kenara çekilip yanınızdan geçip gitmesine izin verebileceğiniz kadar geniş bir hareket alanına sahip olmak. Artık zorluklarla, sıkıntılarla savaşmak zorunda olmadığınız, yorulmayacağınız bir hayat. Ben şu anda bu hayatı yaşıyorum ve çok ama çok mutluyum.

Çok mu zengindim? Hayır. Babandan miras mı kaldı? Hayır. Biri sana sponsor mu oldu? Hayır. Tüm bunların hepsi insanların aklına ilk gelen sorular çünkü hazıra konmaya bayılıyoruz. Hiç uğraşmayalım, hiç düşünmeyelim. Biri gelsin ve istediğimiz her şeyi bizim ayaklarımız altına sersin. Tabii ki bu da bir seçimdir ve bekleyenlere lafım yok ancak yanlış yerde beklediğinizi söylemek zorundayım. Ben 13 yıl boyunca nehre karşı kürek çektim ve buraya kadar geldim. Daha kolay ve kısa bir yoldan yapabilir miydim? Belki… Peki, yine olsa aynı yoldan gider misin? Kesinlikle evet!

Terry Pratchett’in kitabında geçen bir söz vardı; Hiç gitmemek ile başladığın yere geri dönmek arasında çok büyük fark vardır. Çok basit bir söz ama içinde tüm dünyayı dolduracak kadar anıyı saklıyor. Artık hayattan tek beklentim olabildiğince uzun yaşamak, çünkü iyi yaşamanın sırrını ben buldum. Çok yaşayın, siz de görün.

 

Yorum yok

YORUM BIRAKIN