Dünyanın Yerlisi
 

Dushanbe, Tacikistan – Böyle Güzel Yolları Başka Yerde Görmedim

Tacikistan’da toplam 3 gün kaldım.
Beklediğinden yada umduğumdan daha kısa süren bu ziyaretimde kısa da olsa çok güzel yerler gördüm ve çok güzel insanlarla vakit geçirdim.
Khiva’dan Semerkant’a trenle 12 saatlik bir yolculuğun sonunda gece 3’te Semerkant’a vardıktan sonra Güneş’in biraz doğmasını bekleyerek beşe kadar önceden kaldığım hostelde oturduktan sonra taksiyle sınıra giden otobüslerin kalktığı yere gittim. Saat sabahın 5’i olduğu için otobüsler (daha doğrusu dolmuşlar) yoktu, sadece bir kaç taksi normal fiyatın 20-30 katına sınıra götürmeyi teklif ediyorlardı. Taksiye böyle abartılı bir meblağ vermek istemediğim için, orada duran ve araba bekleyen bir adamın yanına gittim. Adam sınıra yakın gideceğini ve birlikte gidebileceğimizi söyledi. Tabii bu birlikte gitmenin yolda yaklaşık 10 araba değiştirerek, sonra adamın evine gidip üzüm yiyerek (bu güzel kısmıydı) sonra da adamın benden neredeyse taksinin istediği kadar para istemesiyle (bu da kötü kısmı) biteceğini bilseydim, iki kere düşünürdüm.
Geçen seferki sınır başarısızlığımdan sonra (o kısmı okumayanlar için, Tajikistan’a vizeye ihtiyacımız olmadığını varsayıp, sınıra kadar gidip, geri dönmüştüm) bu sefer vizele rahat rahat girdim Tajikistan’a.
Normalde planım sınıra yakın Panjakent isimli bir şehirde bir gece geçirmekti, fakat oldukça ufak olan bu şehir bir kaç saatte görülebileceği için, normalde kalmayı planladığım hostele gidip, orada bir kahvaltı yapıp, bir sonraki durağım olan Dushanbe için paylaşımı taksi ayarlayıp yoluma devam ettim (Tajikistan’da tren bağlantısı yoktu, ama otoyollar çok iyiydi.)
Şu ana kadar anlattıklarımdan anlamışsınızdır ki yorgunluk seviyem oldukça yükselmişti. Dushanbe’ye tanımadığım 3 yolcuyla paylaşımlı bir takside Pashakent’ten 5 saatlik bir yolculuk sonunda vardım. 5 saatlik yolculuk her ne kadar bu yorgunluğun üstüne zor gelse de Tajikistan’ın inanılmaz dağlık manzarası bu yolculuğu çok keyifli ve çok değerli kılmıştı. Sanki ülke bir daha çizgisinin etrafına kurulmuş gibiydi.
Aslında gerçekten de öyleydi. Tacikistan’ın yüzde doksanı dağlardan oluşuyordu.
5 saatlik yolculuğun sonunda vardıktan ve hostelime geldikten sonra planım 1 saat dinlenip Dushanbe’yi akşam saatinde gezmekti, fakat yorgunluğuma yenik düştüm.
Gözlerimi kapatıp açtığımda 5 saatin geçtiğini ve saatin gece 12 olduğunu fark ettim. Yaklaşık 1 saat oyalandıktan sonra tekrar yatağa yatıp 1 gün sonra erken kalkıp gün boyunca rahat rahat Dushanbe’yi gezmeye karar verdim.
Uyanıp kahvaltımı yaptıktan sonra planladığım gibi tüm gün Dushanbe’yi gezdim. Dushanbe yapı olarak Taşkent’e çok benziyordu. Sovyet etkisi hala hissedilen sokakları (en azından mimaride) ve sessiz insanları vardı. Özbekistan’da da olduğu gibi insanları sakin, sessiz, saygılı ve kibardı. Gün içinde toplamda Yaklaşık 30 kilometre yürüdükten sonra akşam evinde kalacağım, Couchsurfing’den bulduğum Hikmet’le buluştuk.
Hikmet bir bankada çalışan genç bir adamdı. Yüksek bir pozisyonda çalışan biri olmasına rağmen kendisi de birçok Tacik vatandaşı gibi ülkesindeki durumdan, özellikle de ekonomik durumdan dolayı muzdaripti. Örnek olarak  emeklilik maaşının (aylık) 25 dolar civarı olduğunu ve asgari maaşın 100 dolardan az olduğunu anlattı bana, ülkesinden bahsederken.
Her ne kadar turistler için güzel ucuz ve keyifli olsa da, Tajikistan bir yerel için yaşaması zor bir yerdi. Şartları zordu, fakat yine de misafirperver ve iyi niyetliliklerinden hiçbir şey kaybetmemişlerdi. Ben oradayken Hikmet ve kuzeni rahat etmem için ellerinden geleni yaptılar.
Mütevazi evlerindeki en güzel yeri bana verdiler, benimle birlikte çay içtile, sabah benimle kahvaltılarını paylaştılar ve sonraki gün gideceğim yere rahat gidebilmem için ayarlamaları yapmamda yardımcı oldular.
Hikmet’lerden ayrıldıktan sonra geçen sene İstanbul’da bir eğitimimizin katılımcısı olan bir Tajik arkadaşımla buluştum. Tajikistan’ın kuzeyinde bulunan Khujand isimli şehre gitmeden önce Ramzullah’da önce bana kahvaltı ısmarlayayıp sonra beni yaa bineceğim taksiye götürüp, fiyat konusunda kazıklanmadığımdan emin olup, sonrasında da taksi kalkana kadar yaklaşık bir saat benimle bekledi.
Ve akabinde yine aynı şekilde, aynı arabada 3 tanımadığım kişiyle Tajik yollarını arşınlamayı başladım. Yolda bu insanların ne kadar misafirperver ve ne kadar güzel insanlar olduklarını düşünürken.
Yorum yok

YORUM BIRAKIN