Dünyanın Yerlisi
 

Güney Kore -Gördüm, Duydum, Hissettim

Hayatımda Avrupa dışına ilk çıktığım zaman, 2010’da Güney Kore’ye gittiğim zamandı (10 yaşındayken annem ile Amerika’ya gitmem dışında).

Bu çok daha farklıydı, çünkü bunda bir yetişkin olarak geziyordum. İlk defa bu kadar uzağa gidecektim. Egzotik, enteresan ve bambaşka bir yer beni bekliyordu.

2010’da Brüksel’de yaşıyordum, o yüzden uçuşum Brüksel’den Dubai’ye, Dubai’den Seoul’eydi.

Dubai’de havaalanında 20 saat bekledikten sonra (ucuz bağlatılar), sonunda Güney Kore’ye doğru yola çıkmıştım. Yaklaşık 6 saat süren bu yolculukta, her uzun uçak yolculuğuna çıkan genç gibi uçuştan itibaren her şeyin en iyisini istiyordum (tabi bütçem yettiğince). Gelen yemekleri tamamen yiyor, ekrandaki en iyi filmleri izlemek istiyordum.

Uçakta kahvaltı saati geldiğinde hostes ‘bildiğimiz uçak yemeği mi, yoksa Güney Kore yemeği mi?’ diye sorduğunda ‘TABİİ Kİ GÜNEY KORE YEMEĞİ’ deyip Güney Kore kültürünü özümsemeye başlamıştım bile. Tamam, belki de bildiğimiz uçak yemeğini yemeliydim…

46221_412917741733_7093138_n

Havaalanına indik ve katıldığımız ‘Uluslararası Gençlik Forumu’ etkinliği organizatörleri gelenleri alıp bir otobüse bindirdi. Otobüsün ufaklığı dikkatimi çekedursun, Best Western otelimize varmıştık bile.

O seyahatte unutmadığım ve hayatım boyunca hatırlayacağım şeylerden biri o akşam hissettiklerimdi. Hayatımda ilk defa bir şehirde kaybolma hissini yaşamıştım. Otelden çıktım ve hiçbir yön sormadan yürümeye başladım.

Kilometrelerce sadece yürüdüm. Etrafıma baktım, insanlara gülümsedim, birkaçıyla merhabalaştım hatta. Işıklarla dolu bir kanalın yanından yürürken geleneksel Kore yemekleri yapan bir seyyar satıcının yanında durdum ve ‘bundan alabilir miyim’ dedim. O yediğim şey o kadar lezzetliydi ki. Ayaklarım bitap hale gelene kadar yürümeye devam ettim. Yüksek binaların olduğu, güzel parkların olduğu, gençlerin kaykay yaptığı, yaşlıların oturup yaşadıkları yerin tadını çıkardıkları sokaklardan geçtim. Arada bir sadece oturdum, bir yeri izledim, gülümsedim. Bazen de gözlerimi kapadım ve sadece etrafı duyularımla hissetmeye çalıştım, gülümsedim. Bazen de geçtiğim şeylere dokunarak tarihi hissetmeye çalıştım, gülümsedim. Otele döndüğümde dünyanın en mutlu insanı bendim. 2016’da bunu yazarken bile o an yaşadığım duyguları hissedebiliyorum ve tekrar dünyanın en mutlu insanı oluyorum.

46221_412918156733_2206158_n

Tamamen farklı mimarisi, enteresan yemekleri, kültürü bizim anlayışımızdan uzak, ama naif ve temiz insanları ile Güney Kore harika bir yer. Ama orası benim ilk göz ağrım olduğu için objektif olabildiğimi sanmıyorum.

Gittiğim etkinlik dünyanın 150 yerinden gelen farklı katılımcılar ile 1 hafta geçirdiğimiz bir etkinlikti. Grubun yarısı Kore’li, yarısı da uluslararası idi. Güney Kore düğününü canlandırdığımız, politika hakkında oturumlar yaptığımız, spor müsabakaları yaptığımız bu etkinlikte o kadar kalabalıktık ki, birbirimizi ülke ismiyle çağırıyorduk (özellikle bir ülkeden tek bir kişi geliyorsa, ona SLOVENYA diye sesleniyorduk).

524002_354687114574988_1442792674_n

Bu seyahat sadece Kore kültürünü tanımama değil, genel olarak dünya vizyonumu genişletmeme yardımcı olmuştu. Bu seyahat bana sadece gezmenin Avrupa ile sınırlı olmaması gerektiğini, orada kocaman bir dünya olduğunu öğretmişti. En önemlisi de, bu seyahat insanların ne koşullarda mutlu olabilmeyi becerdiğini ve bu dünyada çok çok özel insanlar olduğunu göstermişti.

Bu seyahatte en çok güldüğüm unsur ise Güney Kore (ya da Asya) kültürü ile Avrupa kültürü arasındaki fark olmuştu. Akşamları sosyal programlarda grup genelde ikiye ayrılıyordu.

  • İçki oyunları oynayan Avrupalı’lar ile sessizce kağıt oyunları oynayan Asya’lılar.
  • Verilen her talimatı anında yerine getiren Asya’lılar ile her talimatin kritiğini yapan ve mantıklarına uymazsa karşı çıkan Avrupa’lılar.
  • En harikası da, diskoda adeta askeri düzende (enlemesine ve boylamasına sıra yaparak) dans eden Asya’lılar ile çember yapıp düzensizce dans eden Avrupa’lılar.

Ve bunun gibi birçok daha harika anı.

46221_412917916733_1036142_n

Hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim Güney Kore’ye mutlaka, ama mutlaka gidin.

Ve sonunda bu muhteşem video bizim en büyük hediyemiz oldu:)

Yorum yok

YORUM BIRAKIN