Dünyanın Yerlisi
 

Kapadokya

Her zaman yurtdışındaki yerlerden bahsedecek değiliz. Biraz da ülkemizden bahsedelim:)

Harika manzaraları dışında, Kapadokya bize güzel de bir tarihi doku sunuyor. Hititler’den İskender’in İmparatorluğuna, Bizans’tan Osmanlı İmparatorluğuna kadar bir çok döneme tanıklık etmiş bir yer Kapadokya. Bölgeyi gezerken adeta bir açık hava müzesinde gibi hissediyor ve kendinizi tarihin ufak bir parçası olarak hissediyorsunuz.

Cap 4

Bayadır oraya gitmeyi istiyordum aslında, sonunda Kayseri’den bir arkadaşım düğününe davet etmesi iyi bir fırsat oldu. Düğün’den sonra 2 gün kızarkadaşım ve ben Kapadokya’da geçirdik.

Daha en baştan etkilenmeye başlamıştık. Kaldığımız otel bir mağara oteldi ve duvarları taştandı. Klima yoktu ama doğal olarak o kadar serindi ki, ihtiyacımız bile yoktu. Odada kaldığımız her an sanki bir müzede gibiydik.

Sadece 2 günümüz olduğu için, 2 ayrı tura katılıp kısa zamana çok şey sığdırmaya çalıştık.

cap 5

İlk turu atlarla yaptık. Peri bacalarının bulunduğu bölgelerde atımız ile saatlerce yürüdük. Baldırlarımız biraz acıdı evet, ama çok çok güzel bir tur geçirdik.

Cap 1

Cap 3

İkinci gün bildiğiniz, bir grup ile oradan oraya gitmeli bir tur yaptık. Hani Japon turistler olur ya, minivan’dan bir yere gider, şakır şakır resim çeker, biner başka yere gider. O döngüdeydik:)

Hazır oradayken, testi kebabını da denemeden gitmeyecektik tabi. Restoran’da size tepsiyi getirip gözünüzün önünde çekiçle kırmaları, tepsiden dumanın çıkışı ve bu dumanın çıktığı anda garsonun yüzündeki gurur tablosu, hepsi bir yemekten çok görsel bir şölen gibi hazırlanmıştı. Bize de göz bebeklerimizi büyütüp, ağzımızı açıp bu şovu alkışlamak düşüyordu.

cap 6

Evet biraz turistik, evet biraz kalabalık. Ama Kapadokya size başka hiç bir yerde yaşayamayacağınız manzalar ve tecrübeler sunacak. Sadece gelin, bir araba kiralayın ve bölgeyi turlayın. O bile yetecektir ve artacaktır.

Yorum yok

YORUM BIRAKIN