Dünyanın Yerlisi
 

Mendoza, Arjantin – İçinden Çıkamadığım Yer

Valparaiso’dan Mendoza’ya geçerek Arjantin’e bir kez daha geçmiş oluyordum. Sabah oldukça erken bir saatte bindiğim otobüs, sınırda yaklaşık 1 saat oyalanmayı da içine katarsak toplamda 7 saatte beni Mendoza’ya götürdü.

Güney Amerika seyahatimde hemen hemen her zaman yaptığımın aksine, bu sefer bir Couchsurfing hostunda değil, Paraguay’daki arkadaşım Ata’nın kardeşi Arandu’da kalacaktım. Ata Paraguay’ın başkenti Asuncion’da, Arandu ise Arjantin’in şehri Mendoza’da yaşıyorlardı.

Yaklaşık 16:00 gibi geldiğim Mendoza’da şehir merkezine doğru yürümeye başladım. Arandu çalıştığı için 21:00’da merkezde buluşmak için sözleşmiştik. Ben de o zaman kadar biraz Mendoza’da yürüyüp, biraz Starbucks’da e-mail ve mesajlarıma cevap verip, akşamımı güzel bir akşam yemeği ile taçlandırdım. Bir kokteyl ve güzel bir hamburgere verdiğim 60 lira çok gelmese de, sonraki gün gittiğim bir restoranda benzer bir menüyü 30 liraya bulabilecektim.

Yemeğimden sonra Arandu restorana gelip beni aldı ve otobüsle eve gittik. Yolda sohbet ettiğim Arandu bir kaç yıldır Mendoza’da yaşayan, hem turist rehberliği yapıp hem de tarih okuyan, 28 yaşında biriydi. 3 arkadaşıyla yaşadığı eve geldiğimizde, kahve içip sohbete devam etti. Arkadaşları İngilizce bilmediği için sohbet biraz daha sığ kalsa da, Aranduyla yaptığımız sohbetler çok keyifliydi.

Bir sonraki gün planım Mendoza’yı gündüz gözüyle gezip, geceyi orada geçirip bir sonraki gün ucuz fiyata bulduğum uçağıma binmekti. Mendoza tatlı ve oldukça düz bir şehirdi. Bu sebeple Mendoza’yı görmem şehir merkezinde yürümem, sokaklarını gezmem, parklarında tur atmamdan ibaret oldu. Mendoza’nın biraz dışında çok ünlü şarap tarlalarına turlar düzenlense de, düşük bütçeli bir seyahat yaptığımdan dolayı turistik turlara bütçe ayırmıyordum. Bu günü böyle bitirip bir sonraki gün uçağıma doğru yol aldım.

Havalanına gelip, güvenlikten geçip, kapıya geldikten ve uçağa 30 dakika kaldıktan sonra, uçağın iptal olduğu anonsu geldi. İlk başta ne yapacağımdan emin olamadıktan sonra, havalanında bulunan yardım telefonunu elime alıp cevap veren kişiye ne yapmam gerektiğini sordum. Check-in kontuarına gitmemi söyledi. Check-in kontuarında iki opsiyonumun olduğunu, ya yarınki uçağa binebileceğimi, ya da uçuşumu iptal edip paramı geri alabileceğimi söylediler. Yarınki uçağa binmeyi tercih ettiğimi söylerken bir yandan da Arandu’ya yazıp geceyi onda geçirmeyi düşünüyordum. Tam bu düşüncelerin içinde gark olmuşken ‘’otele ihtiyacınız varsa ayarlayalım’’ dedi kontuardaki görevli. İyi olacağını söyledikten sonra ben ve diğer iki yolcuya bir araba ayarlayıp güzel bir otele götürdüler. Böylece Güney Amerika seyahatimin ilk otel konaklaması bir iptal sonucu olmuştu.

Her ne kadar iptal planlarımı bozsa da, bir gece bile olsa bir otel odasında kalacak olmak güzeldi. Uzun uzun duş alıp, bol bol uyuyup merkezdeki otelimden çıkıp şehri tekrar gezme fırsatım olmuştu. Bir sonraki gün arabanın bizi havaalanına almasını beklerken uçuşun tekrar iptal olduğu e-maili telefonuma geldi. Resepsiyona gittim ve bugünkü uçuşunda iptal olduğu bilgisini aldım. İşin kötüsü, bir sonraki gün Arjantin’de grev olduğu için bir sonraki gün de uçuş yoktu. En erken uçuşun iki gün sonrasına olduğunu, ve o zamana kadar otelde kalabileceğimi söylediler.

Her ne kadar bedava bir odada kalıp, 3 öğün bedava yemek yemek cazip gelse de, kısıtlı zamanımın olduğu bu seyahatte daha fazla Mendoza’da kalmak istemeyip, akşam saatine bir otobüs buldum. Akşam olunca da 3 km uzaktaki istasyona yürüyüp otobüsüme bindim.

Uçakla gitmeyi planladığım Cordoba’ya kısmet 12 saatlik bir otobüs yolculuğu sonrası varmak olmuştu. Tüm bu iptallere rağmen, Mendoza tecrübem hem şehir olarak, hem otel konaklaması olarak, hem de macera olarak unutulmaz arasına girmişti.

Bir sonraki durak, Corboda’ydı.

 

Yorum yok

YORUM BIRAKIN