Dünyanın Yerlisi
 

Osh, Kırgızistan – Hastalıktan Dökülürken Gördüğüm Misafirperverlik

4 saatlik bir yolculuktan sonra Osh’a vardım.
Osh nispeten büyük bir şehir olduğu için ”Yandex Taxi’’ gibi (bu bölgenin Uber’i) uygulamalar vardı.
Yani bir gezgin için hayat daha kolaydı.
4 saatlik yolculuktan sonra kalacağım yere yürüyerek gitmeye karar verdim ve hostelime olan 5 kilometrelik mesafeyi yürümeye başladım. Yürürken bahaneyle sadece 1 gece kalacağım bu şehri biraz daha fazla görmüş olacaktım hem.
Yaklaşık 1 saat süren yürüyüşün hemen hemen her kısmında egzoz ve toz yutsam da, hoş, yerel ve samimi bir yerdi Osh.
Haritalardan bakarak adresini bulduğum ama tabelası olmadığı için biraz dolanmam ve sağa sola sormam gereken hostelime girdim.
Bu arada seyahatlerinde genelde Couchsurfing kullanmama rağmen bu bölgede hem Couchsurfing kullanımı çok yaygın olmadığı hem hosteslerin inanılmaz derecede ucuz olduğu (3-4 dolar), hem de biraz hasta olduğum için hostelleri tercih ediyordum.
Hostelime girip biraz dinlendikten sonra akşam şehirde yürüyüş yapıp güzel ama Kırgızistan standartlarında biraz pahalı bir yerde yemek yedim. Fakat gelen yemek o kadar fazlaydı ki, yemeğin yarısını paket yaptırıp bir sonraki gün yedim (yani aslında verdiğim parayı ikiye bölmüş oldum:D)
Osh’ta çok gezilecek ve görülecek bir yer yoktu ve hasta da olduğum için şehrin çok çok tadını çıkaramadım.
Osh’tayken Couchsurfing’den tanıştığım Zhirkon isimli, Osh’a 50 kilometre uzakta ufak bir kasabadayaşayan bir Kırgız beni kasabasına davet etti. Ben de 1 gün sonra otobüse binip 1 saat süren bir yolculukla oraya gittim. Zhikon’la güzel bir öğle yemeği yiyip çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Hastalığımdan dolayı acılar içerisinde olsam da bunun geçirdiğim vakitten aldığım keyifi azaltmamasına gayret gösteriyordum. Zhirkon hem çok eğlenceli hem de çok düzgün karakterli bir çocuktu. Aynı zamanda da benim Kırgızistan’ı çok daha iyi tanımamı sağladı (bu ana kadar oturup uzun uzun sohbet edebildiğim ilk Kırgız oydu).
Kültürlerini, insanların hayata bakış açısını, ekonomik durumlarını, zorluklarını ve hayallerini anlattı bana.
Bu arada İngilizce ve Türkçe bilmediği ve ben de Kırgızca ve Rusça bilmediğim içinZhirkon’la bu 4 dilin karışımında enteresan bir sohbet gerçekleştiriyorduk.  Ama bu engel benim harika bir dost edinmemi engellemedi. Sonrasında da sağ olsun hem işi için, hem de hasta olduğum için beni Osh’a arabasıyla bırakmayı teklif etti. Enerjimin son damlalarındaki ben için bu teklif çok iyi gelmişti.
Akşam çıkacak olmama rağmen hostelime yarım gün daha kalmayı rica ettim (yarım gün parası vererek). Onlar da sağ olsun kırmadılar. Ben de bu fırsatı 2-3 saat daha uyuyarak, enerjimi biraz olsun toparlayabilmek adına kullandık.
Bir sonraki durağım Kırgızistan’daki son durağım olacak olan başkent Bişkek’ti. Osh’tan Bişkek’e mesafe oldukça uzaktı. 10 saat süren paylaşımlı taksilerle gitme imkanı vardı, fakat ne herhangi bir taksiye bu kadar süre güvenebileceğim hem de şu anki enerji seviyemde 10 saatlik yolculuğa katlanamayacağım için uçakla gitmeyi tercih etim.
Ve 50 dakikalık bir yolculuktan sonra Kırgızistan’daki son durağım olacak olan Bishkek’e indim.
Yorum yok

YORUM BIRAKIN