Dünyanın Yerlisi
 

Podgorica, Karadağ – Meltem

Budva ve Kotor gibi deniz kıyısında, turistik şehirlerin yanında Podgorica’da çok da görülecek bir şey var mı diye sorarsanız, çok yok derim.
Ama daha önce 2 kere gittiğim Karadağ’dan bu sefer sadece geçiyordum. Sadece 1 gece geçireceğim için, benim için en pratik olan Podgorica’da kalmaktı.
Bu tabii ki Karadağ’ın başkenti olan bu güzel şehri sevmediğim anlamına gelmiyor. İnsanları sıcak, tarihi binaları olan, güzel kafeleri olan, sakin, rahat bir yerdi Podgorica.
Daha önce geldiğimde ‘’Old Town’’ (şehrin eski kısmı)’ın tam orasında olan Pod Volat’a gitmiştim. Çok popüler bir yer olsa da, çok turistik gelmemişti bana. Daha çok şehrin yerlilerinin vakit geçirdiği, sıcak ve samimi bir yerdi. 3 sene önce geldiğimde içeride hala sigara içilirken, artık onu da yasaklamalarıyla, bu sefer iyice sevdim Pod Volat’ı. Güzel yemekleri olan, sıcak, samimi bir yerdi. Bu seferki ziyaretimde ilk günümde öğlen gitmiştim, sonra akşam tekrar gittim. Beni hatırlayan garsonla çoktan kanka olmuştuk bile. Balkanların da en çok sevdiğim yönü bu zaten. İnsanlarının samimiyeti ve sıcaklığı.
Podgorica’da sadece 1 gece geçirsem de, tekrar bu şehir ile ilgili yazmak istedim. Çünkü benim için önemli bir yeri var. Daha doğrusu acı bir yeri.
3 sene önce Danilovgrad isimli, Podgorica’ya yakın bir şehirde bir konferansa katılmak için ilk Podgorica’ya gelmiştim. Akşam yürürken Amerika’da yaşayan dayım yazmıştı. 25 yaşındaki kızını, yani kuzenimi kaybettiğimizi söylemek için. Her ne kadar Meltem’i 20 sene boyunca görmesem de, içim yanmıştı bu haberi duyunca.
3 sene sonra Podgorica’ya tekrar geldiğimde dayıma yazdım. Ona dedim ki:
‘’3 sene sonra bu acı haberi aldığım yerdeyim dayı. Aklıma geldiniz ve size yazmak istedim. Zaman çok hızlı geçiyoru, bu hem iyi hem kötü sanırım. İyi, çünkü acılarımızı biraz olsun hafifletiyor. Kötü çünkü, sevdiklerimizle bir arada olduğumuz son an gitgide uzaklaşıyor. Hem siz hem de Meltem aklımdasınız, ve sizi seviyorum.’’
Sonrasında yürürken haberi aldığım köprüyü gördüm. Orada biraz durdum. Meltem’i düşündüm, dua ettim, onu sevdiğimi söyledim.
Akşam erken gidip yattım. Sabah Arnavutluk’a otobüsüme binmeden bir kez daha gittim Pod Volat’a. Bu sefer kanka olduğum garson yoktu. Bir çorba içtim, sonra da yoluma devam ettim.
Yorum yok

YORUM BIRAKIN