Dünyanın Yerlisi
 

San Antonio, Texas, ABD – Geçmişe Dönüş

2000 yılıydı. 13 yaşında annemle birlikte, kemoterapisinden önce moral olsun diye dayımın yanına gelmiştik. Hayatımın en güzel 15 gününü orada geçirmiştim. Sinemaya gitmiştik, laser tag’e gitmiştik, bowlinge gitmiştik, mini golfe gitmiştik, birbirinden güzel restoranlara gitmiştik.

Yepyeni bir yer, yepyeni bir kültürü 15 gün boyunca doya doya içime çekmiştim.

Dönerken uçakta ağlamaktan gözlerimiz şişmişti annemle.

2019 yılı oldu Ocak ayı. 32 yaşında ikinci kez San Antonio’dayım.

Şehir tabii ki çok değişmiş, farklılaşmış. Ama güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Riverwalk’ta yürüdüğünüzde karşınızdaki harika manzara, insanlar, müzisyenler. Ünlü Alamo kalesi. Eski bira fabrikasından bozma alanı harika güzelliğe çevirdikleri The Pearl. Ve tabii ki San Antonio Spurs.

Tekrar orada olmak o kadar güzeldi ki. Her adımın nostaljiyle, anılarla dolu olduğu bir seyahat.

Austin’den San Antonio’ya otobüsle geldiğimde Couchsurfing’den hostum Sheena beni otobüs terminalinden aldı ve eve getirdi. Evde başka bir misafir daha vardı. Vincent isimli Kanadalı evinden (Montreal) çıkıp bisikletiyle Patagonia’ya (Arjantin’in doğusu) kadar gidecekti. Dünya tatlısı Sheena ve harika hikayeleri olan Vincent’le tabii ki bu güzel 3 gün daha da anlamlı geçti. Birlikte şehirde yürüdük, bir şeyler içtik, sohbet ettik. Sheena bizi harika bir misafirperverlikle ağırlarken biz de Vincent’la olabildiğince iyi misafirler olmaya çalışıyorduk (bulaşıkları yıkayarak, içecek bir şeyler alarak vs…)

13 yaşındaki anıların nostaljisi ve hayatıma burada giren insanların birleşimi içimde çok farklı duygular uyandırdı. Eski ile yeninin bir araya geldiği bu 3 günde kendi hayatımda öğrendiklerimi, sevdiklerimi, kaybettiklerimi, başardıklarımı ve başaramadıklarımı düşündüm.

Bu edinimleri edinirken Vincent ve Sheena (ve diğer tanıştığım insanlar) bana yoldaşlık ediyor ve güzel San Antonio’da anılarımı olabildiğince canlı yaşamama yardımcı oluyordu.

Gitmeden önceki son akşam San Antonio şehir merkezinden 1 saatlik yürüme mesafesinde olan San Antonio Spurs takımının stadına gidip 13 yaşında dayımların götürdüğü basketbol stadyumuna gittim ve maçı izledim. Bu sefer San Antonio farklı bir takımla oynuyordu, bu sefer San Antonio maçı kaybetti ve bu sefer ben yalnızdım.

Ama biliyordum ki annem, dayım, Anita ya da Meltem yanımda olmasalar da, hatta bazıları artık bu dünyada olmasalar da benimleydiler. Tıpkı 19 sene öncesi gibi.

Gittiğim her yerde yaşadıklarım, edindiklerim benim için çok anlamlı. Fakat, barındırdığı tüm anılarla San Antonio’ya gelmek çok farklı bir tecrübe oldu.

Gördüklerimle, hatırladıklarımla, tanıştıklarımla ve edindiklerimle.

Teşekkürler San Antonio.

Yorum yok

YORUM BIRAKIN