Dünyanın Yerlisi
 

San Pedro De Atacama – Gerçek Güney Amerika’nın Başladığı Yer

Şili’ye tekrar geldiğim ve Şili’deki son durağım olacak olan San Pedro De Atacama kasabası büyük bir çölün üzerine kurulu.

Gelir gelmez iklimin ve çevrenin ne kadar değiştiğini hissettim. Her yer kumla çevrili, ve bu kocaman kumun üzerine bir kasaba inşaa etmişlerdi.

Güzel de etmişlerdi.

Uyuni Tuz Tarlaları turundan dolayı oldukça turist alan bu bölge (genelde turistler yola buradan çıkıyorlardı) tatlı ve şirin bir kasabaydı.

Burada da Couchsurfing’den bulduğum Luis’de kalacaktım. Şansıma, Luis ayrıca bir tur operatörüydü ve bana Uyuni turu ile ilgili yardım etmeyi önermişti. Tur firmasına gittiğim Luis’le işi bitince öncelikle öğle yemeği için güzel bir yere gittik. Bize yolda sevgilisi, çocuğu ve evinde kalan Porto Riko’lu bir arkadaşı eşlik etti. Orijinal olarak Arjantin’li olan Luis, Avrupa’da şansını denedikten ve mutlu olmadıktan sonra buraya dönmüş ve 9 senedir San Pedro’da tur işletiyordu (ilk başta bir firmada çalışıp, sonra kendi patronu olmaya karar vermişti).

İngilizce bilmediği için İspanyolca konuştuğumuz, bu sebeple de derin sohbetlere dalamadığımız Luis çok yardımsever ve misafirperverdi. Aşırı pahalı Şili ve daha da pahalı San Pedro’da beni uygun fiyatlı bir yere götürüp, üstüne üstlük yemeğimi ödemeyi önermişti.

Yemekten sonra 6 köpeğin ve 1 kedinin olduğu evine gidip biraz dinlendik. Luis işe dönerken ben de Jujuy’da çaldırdığım kıyafetlerin bir kısmını burada almaya yola çıktım. San Pedro’da turistler için her şey tek bir sokağın üstüne kurulmuştu. Tüm turlar, elbise satan yerler, bakkallar, bankalar, tek bir sokaktaydı. Luis ile bu sokakta sonra tekrar buluşup yürürken Luis her 3 metrede bir birine selam verip 5 dakika sohbet ediyordu. 3 dakikalık yolu 1 saatte tamamladıktan sonra, burası çok pahalı olduğu için en temel ihtiyaçlarımı (boxer, çorap, tshirt, eşofman) aldım.

Sonrasında Uyuni için opsiyonlarıma baktım. 3 opsiyonum vardı.

  • 2 gece 3 günlük Uyuni turu – Bölgedeki bir çok göle, tepeye çıkıp en son günü tuz tarlalarında geçirmek ve sonunda Bolivya’nın Uyuni kasabasına bırakılmak.
  • 1 günlük tur – Uyuni’den başlayıp, tuz tarlalarına gidip Uyuni’de bitirmek.
  • Direkt Uyuni’ye gitmek.

Tuz tarlaları bu seyahatimde en çok görmek istediğim yerlerden biri olduğu ve bunu kaçıramayacağım için, her ne kadar turları sevmesem de, başka opsiyonum olmadığı için 3 günlük turu aldım.

Bu turda konaklama, yemek gibi şeyler karşılanırken, su, tuvalet kağıdı gibi çok temel ihtiyaçlar zor bulunduğu (ya da pahalı olduğu) için tüm alışverişimi bir gün öncesinden yaptım.

Akşama doğru da bu güzel kasabayı bir kez daha turlayıp, Luis’in evine geçip, köpek ve kedilerle bol bol oynadım. Akşamı da Luis’in kendi eliyle yaptığı (ve bizim ona yardım ettiğimiz) empanadalarla bitiriyorduk.

Bir sonraki gün erken başlayacağı için, Luis ve arkadaşından iznimi isteyip, erkenden yattım. Sabah kalkıp son hazırlıklarımı yapıp beni köşede bekleyen araca (6 kişilik bir van) bindim. Araçta brezilyalı bir çift ve 3 Katalan çocuk vardı. Kahvaltıyı Bolivya sınırına geçmeden, Şili’de harika bir manzara karşılığında çok güzel bir kahvaltıyla yaparken gruptakilerle de biraz sohbet etme fırsatım oldu. Ne de olsa bu 3 gün boyunca çok şey paylaşacaktık.

Güzel kahvaltımızı ettikten sonra Şili sınırından geçtik. Bolivya sınırına geldiğimizde de bizi 3 gün boyunca gezdirecek araç (jeep) bekliyordu. Sınıra gelince Şili’den bizi alan şöförümüz:

‘’Chicos, bienvenido a Bolivia’’ (Arkadaşlar, Boliya’ya hoşgeldiniz) diyerek vardığımızı haberdar etti.

Bir sonraki durak, 3 günlük Uyuni’ydi.

Yorum yok

YORUM BIRAKIN