Dünyanın Yerlisi
 

Taşkent, Özbekistan – Sonunda Orta Asyada

Işimden dolayı son zamanlarda çok sık seyahat ediyorum.
Şikayet ediyorum sanmayın, hayal ettiğim hayat tam olarak da bu aslında:)
Eğitim için bir yerlere gitmek, biletimin alınması, para kazanmak ve eğitim bittikten sonra birkaç gün ya da birkaç hafta gittiğim yerde seyahat etmek.
Gittiğim yeri ve yakınlarını keşfetmek.
Özbekistan’da da tam olarak bu oldu.
Ağustos 2019’da bir haftalığına eğitim için çağrıldım Özbekistanın başkenti Taşkent’te bir haftalık bir proje yönetimi eğitimi verdim.
Sonrasında 15 gün daha kalıp Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ı kısa süreliğine de olsa keşfettim.
 Şu an bu yazıyı yazarken Özbekistan’ın en güzel şehirlerinden, hatta kanımca dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan Khiva’da yürüyorum (bu güzel şehre sonraki yazılarımda değineceğim).
İlk vardığım şehir olan Taşkent geniş caddeleri olan, şehrin büyüklüğüne nazaran az nüfusu olan, sessiz sakin ve hala birçok eski Sovyet kalıntısı barındıran temiz ve güzel bir yerdi.
Taşkent’te 5 gün kalmama rağmen eğitimimden dolayı sadece akşamları şehri keşfetme fırsatım oldu.
Buradaki güzel nokta eğitim için gelmeme rağmen bir otelde değil, Couchsurfing kullanarak iki ayrı lokal arkadaşın evinde kalma fırsatımın olmasıydı.
Beni 3 gün evinde misafir eden İndira isimli bir kız ve sonrasında da ailesinin evinde misafir eden Bosikthon isimli bir çocukla bol bol oturup sohbet etme, kültürlerini daha iyi anlama ve istişare etme fırsatım oldu.
Ilk kaldığım İndira’nın evi metroya yakın olduğu için eğitim verdiğim mekana metro ile gidip geliyordum. Oldukça eski olan metro hattı sanki bir evin özentisiyle adeta elle işlenmiş gibi duran duraklarla doluydu.
İnsanlar sessiz ve sakin bir şekilde, genelde tek kişi olarak evden işe işten eve gidiyorlardı.
Daha yeni yeni dışarıya açılmaya başlayan bu ülkede insanların yeni yeni bu dışa açılmaya alıştığını görebiliyordunuz.
Özellikle orta yaş üstü insanlar Sovyet dönemindeki gibi sessiz sakin sadece işlerini yaparak yaşamaya devam ederken, gençler biraz daha beynelmilel yaşayıp, dans, akşamları sosyalleşme gibi aktiviteleri hayatlarına katmaya çalışıyorlardı.
Taşkent’te bölge olarak Özbekistan’da farkettiğim şeylerden biri de ülkenin ne kadar güvenli, temiz ve ucuz olduğuydu.
Bununla ilgili yorumlarımı bir sonraki yazımda paylaşacağım, fakat özet olarak İstanbul’dan 24 saat süren bir yolculuğun sonunda önce Nursultan (eski Astana) sonra da Almaty aktarmalı vardığım Taşkent benim için iyi bir ilk durak oldu.
Her ne kadar bu seyahatimde en uzun kaldığım şehir burası olsa da, vaktimin %90’ı eğitimde geçirdiğim için çok yoğun bir şekilde gezme fırsatım olmadı.
Fakat metro ile gidip geldiğim yerlerde, akşamları yerellerle geçirdiğim vakitlerde ve birkaç tane eski arkadaşımla görüştüm Tashkent’in ne kadar güzel keyifli ve sakin bir yer olduğunu görme fırsatım oldu.
Yorum yok

YORUM BIRAKIN