Dünyanın Yerlisi
 

Tayvan

Japonya’nın sundukları bitmiyordu, ama artık 20 olmuş ve hemen hemen tüm ülkeyi gezmiştim (Shinkansen hızlı trenleriyle Japonya’da ulaşım çok kolaydı, Japonya blogumda daha detaylı anlatacağım). Son 5 günümde ‘yakın’ ülkelerden birine gitmenin iyi bir fikir olacağını düşündüm.

Güney Kore’ye zaten gitmiştim.

Filipinler çok uzaktı.

Kuzey Kore. Immm, şey…

En iyi opsiyon Tayvan’dı. Vizeyi havaalanında alabilirdim, uçuş ucuzdu ve ülkenin kendisi de oldukça ucuzdu (tabi Japonya’dan sonra tüm dünya ucuz geliyordu).

taiwan 4

Çin Cumhuriyeti yönetiminde olan bu güzel ada ülkesinin politik durumu biraz karışık. Kendi başbakanını seçen Tayvan ayrıca bir çok Çin yasasına tabi değil (örnek: Facebook yasağı). Dilleri Çin’in çoğu bölgesinde olduğu gibi Mandarin Çincesi ve bir çok Tayvan’lının kendilerini ‘Çin’li’ olarak tabi etmelerine tanık oldum.

Tarihi boyunca bir çok ülke tarafında işgal edilen Tayvan, Çin egemenliğinden önce uzun süre Japon hükümdarlığı altında yaşamış. O yüzden eski jenerasyon Tayvanlıları Japonca konuşurken duyabilirsiniz.

Bu yüzden, Tayvan Çin ve Japonya’nın ilginç bir karışımı gibi, hem kültürel olarak hem sosyal olarak. Şehri gezdiğinizde, iki kültüründe etkilerini hissedebiliyorsunuz.

taiwan 1

Bir çok Asya ülkesinde olduğu gibi, Tayvan’da da eskinin ve yeninin ilginç karışımlarını bulabilirsiniz. Antik tapınaklara gidip dua edebilir, sonrasında da dünyanın 3üncü en yüksek binası Taipei 101’nın tepesine dünyanın en hızlı asansörüyle çıkabilirsiniz(evet, Guiness Rekorunu kırmış) çıkabilirsiniz. Asya’daki en büyük hayvanat bahçesine gidip, aElitist isimli kitap dükkanına gidip sadece kitap değil, hayat stiline dair bir çok alışveriş yapabilirsiniz.

Yazının başında dediğim gibi, fiyatlara geldiğinde Tayvan gayet uygun. Sokak satıcılarından güzel bir yemeği 2-3 dolara yiyebilirsiniz. Yemekleri denediğinizde Tayvan’ın özel yemeği ‘kokuşmuş tofu’yu mutlaka deneyin (evet, deneyin). Orada çalışanların bu kokuya nasıl dayandığına şaşıracaksınız. Ama bu kokuya dayanıp yerseniz, tadının zıttına ne kadar lezzetli olduğuna şaşıracaksınız.

Tayvan’lılar da, komşuları gibi oldukça kibar ve misafirperver insanlar. Sizin rahat etmeniz için ellerinden geleni yapacaklardır. ‘Avrupa’ anlayışında bu misafirperverlik bazen fazla olabiliyor, çünkü bir şey istemeseniz bile ihtiyacınız olduğunu düşünüp üstünüze düşüyorlar, bu da biraz sıkabiliyor. Mesela bir kere Tayvan’lı bir arkadaşımla restoranda yemek yerken tuvalete gideceğimi söyledim. O da ‘tuvaleti bulabilecek misin? İstersen yanında geleyim’  diye sordu. Tuvalet 10 metre uzaktaydı.

Başkent Taipei dışında, Toroko isimli bir dağlık bölgeyi de bir kaç Tayvan’lı arkdaşla ziyaret ettim. Bir aborjin köyüne 1500 metre hiking yaptıktan sonra (bunu Fuji’ye tırmandıktan 3 gün sonra yapmıştım, yaralarım hala iyileşmemişti), tepede bir Aborjin evinde kaldık. Hayatımda bu kadar ıslandığımı hatırlamıyorum. Muson sezonunda olan Tayvan’da yağmur durmuyordu. Ama bu hiking tecrübesi hem doğal güzellikleri görmek, hem de Tayvan’lılar ile vakit geçirmek adına çok keyifli geçmişti. Ve tabiki aborjin köyünde güneşin batışını ve doğuşunu izlemek ve hayatımın en güzel akşam yemeklerinden birini yemek paha biçilmezdi.

taiwan 3

Sonuç olarak, Tayvan’da çok keyifli bir vakit geçirmiş oldum ve pahalı Japonya’dan 5 günlüğüne soluk alabildim 🙂

Aşağıda seyahatimin ufak bir özetini izleyebilirsiniz.

 

Yorum yok

YORUM BIRAKIN